İBRAHİM AĞA (Çörekçi´nin): 1274-1858 yılında Konya´da doğdu. Orta dereceye yakın bir tahsil gördü. Bahçıvanlıkla maişetini temin ederdi. Uzun boylu, güçlü kuvvetli bir zat olup, güzel saz çalar, koşma ve türkü okurdu. Nazenin Tarikatına mensup olup ömrünün son yıllarında saz çalmayı bırakarak kendisini tamamen ibadete verdi. 1340-1924 senesinde Meram´da öldü. Oğlu İbrahim Çörekçi yıllarca Konya Belediyesi´nin havalalığını yapmış bir zat olup, pederine ait şiirleri istemesekte maalesef elde edilemedi.

KASIM HALİFE: 933-1417 senesinde tanzim olunan bir vakfiye´ye göre Kasım Halife zamanın zenginlerinden ve Semerkantlı Şeyh Aliyyü´ddin´in müritlerindendir. Meram´da Turud Mevkii´nde olup 1969 yılında tamamen yanan camiinin banisidir. Aladağ´da geniş mülkleri olup aslının buradan gelmiş olması ihtimal dahilindedir. Konya Tarihi´nin belirtildiğine göre Aladağ´daki mülkinden bolca kişniş geldiğinden ve kendisinden sonra camii´nin mütevelliliğini yapan, zamanımızda dahi bu lakapla tanınan mütevelli ailenin lakabı 5 Kişnişçi´dir. Kasım Halife´nin ölümünden sonra yerine oğlu Konya Kadısı Mehmet Efendi Mütevelli olmuş 993-1577 tarihinde Konya´daki evi ile bazı emlakini bu camiye vakfettiğini belirtmektedir. Cami ve zaviyesinin geliri fazla idi.

KİŞNİŞÇİ ZADE HACI OSMAN EFENDİ : Konya’nın halen dahi tanınmış ailelerinden Kişnişçi’lere mensup olan Hacı Osman Efendi devrinin bilginlerinden idi. 1341-1925 yılına öldü. Kabri Meram’da Kasım Halife Camii Kabristanı’ndadır. Ailenin aslı Kasım Halife diye tanınan zattan gelmektedir.

MEHMET ARİF ÇELEBİ “Nakıp Mehmet Bey” : Konya Mevlevihanesi Nakıbı Ziya Çelebi’nin oğludur. Dergahın son nakıbı idi. Uzun yıllar Vilayet Daimi encümen azalığı yaptı. Kendi halinde halim selim bir zat olup, Meram’da Vali Konağı yanında konağı vardı. Eski başkanlardan Şükrü Saraçoğlu’nun bacanağı Konya Mebusu merhum Kâzım Hüsnü Bey’in kayınbiraderi idi. 1961 senesi yaz aylarında kalp rahatsızlığından vefat etti, Musalla Kabristanı’na defnedildi.

MEHMET ÇELEBİ (Hatipli Zade): 1070-1654 senesi´nde Konya´da Meram Hamamı´nı inşa ettirmiş olan zat.

MEHMET ÇELEBİ “Hacı Hasbey Oğlu” : Karamanoğlu devri ricalinden olan bu zat, 851-1447 senesinde tanzim edilen Karamanoğlu İbrahim Bey Vakfiyesi’nde şahit olarak adı geçen zat olup, Konya’da Hasbey Darü’lhuffazı ile Meram’da halen mevcut Meram Hamamı’nı 824-1421 senesinde yaptırmıştır. Karaman Tarihi bu zatın “Hatıp’lı” olduğunu belirtmektedir.

MEHMET EFENDİ: 1038-1622 senesi´nde 720 akça ile Meram Hamamı Müstecirliğini almış olan zat.

MEHMET EFENDİ: 1135-1719 senesi´nde Meram Ulaş Değirmeni Mütevellisi ve Değirmen Sahibi ve Vakfı olan Derviş Efendi´nin oğludur.

MEHMET HALİFE: 1141-1725 senesinde Konya´nın Meram Mahallesi´nde bulunan Uyvarlı Ali Ağa Mescidi İmamlığı ve Ali Ağa Mektebi Muallimliği yapmış olan bir zat.

MEHMET HALİFE: 1143-1727 senesinde Konya´nın Vadii Meram Mahallesi´nde mevcut olana Hoca Ali Camii´nde Kuran Telavetine memur edilen zat.

MEHMET ŞÜKRÜ (Dorukzade): 1911 senesi İttihat Terakki Cemiyeti Azası’ndan Kereste Tüccarı bir zat olup memleketin yetiştirdiği hayır sever evlatlarından idi. Meram’da kendi adı ile yad edilen bir ilk okul yaptırmış ayrıca Konya Erkek Lisesi’ne müstakil iki daireli evini revir olarak hediye etmişti. 1949 senesi’nde öldü.

MUSANİFEK : Devrinin tanınmış tezhipçilerinden olan bu sanatkar Konya’ya iki defa gelmiş, Meram’ı çok beğendiğinden her iki seferinde Meram’da oturmuştur. Birinci gelişi 1426 senesi, ikinci gelişi 1448 yılında olmuştur.

MUSTAFA “Derviş” : 1079-1663 senesinde Meram’da İbrahim Paşa Camii Evkafı mütevellisi olan zat.

MUSTAFA AĞA (Bayraktar Zade): 1920 senesinde Konya Delibaşı Mehmet Hadisesinden sonra muvakkaten Meram Nahiyesi Müdürlüğü yapmış olan zat.

NİYAZ EFENDİ “Uncu’nun” : 1917 senesinde Konya Emtiayı Ticaret Şirketi’nin kurucularından olup, 1930 senesinde öldü. Meram’da otobüslerin son durağının gün doğusundaki Meram Kitaplığı’nın yanında bulunan çınarlı bağın sahibidir. Şimdilerde bu bahçe kaldırılmış, yerine turistik amaçlı bir Bahçeli Restaurant (yazlık ve kışlık kullanılmak üzere) yapılmıştır.

ÖMER BEY “Hüseyin Bey Oğlu”: Meram’da Turut Mevkii’nde 827-1423 senesi içinde bir zaviye yaptırmış olan Turgutoğulları’na mensub bir zattır. 1261-1845 tarihli İlam’da Ömer Bey Zaviyesi diye adı geçmektedir. Konya Tarihi’nin bir kısmında baba adı Hüseyin, bir kısmına Hasan olarak geçmektedir. Bir çok vakfiyelerde baba adı Hasan olarak kayıtlıdır. Kızı Hondi Hatun, Karamanoğlu Mahmut Çelebi ile evli olup, oğlu ise Karamanoğlu Kasım Bey’dir. Ömer Bey’in zamanımıza kadar gelmeyen türbesi olduğu anlaşılmakla beraber bu hususta başka bilgimiz yoktur.

RECEB EFENDİ : 1074-1658 senesinde Meram’daki Hasbey Hamamına rağbet olmadığından Harabiye yüz tutmuştu. Hamamı ücretsiz olarak tutup tamir ettirip çalıştıran zat.

SALİM BEY : 1920 senesinde Konya Merkez İlçe Meram Nahiyesi Müdürlüğü yapmış olan bu zat o yılın 3 Ekim günü meydana gelen Delibaşı Mehmet Hadisesi’nde bu görevde bulunuyordu.

SEYİT YUSUF : II.Sultan Bayezit devrinde Meram’daki Hasbey Camisi’Nin Şıhlığını yapmış olan zattır.

SÜLEYMAN EFENDİ : 1083-1667 senesinde Meram’da mevcut bulunan Fermanoğlu Mescidi Mütevellisi olarak görev yapmış olan zat.

SÜLEYMAN EFENDİ : 1135-1719 senesinde Meram’da Ulaş Değirmeni’nin sahibi, Derviş Ulaş’ın oğlu olup, değirmen vakfının mütevellisi idi.

TAVUS BABA “Şeyh Tavus-u Hindi” : Mezarı Meram’da Karamanoğulları devri ricalinden halen mevcud bulunan Hasbey Camisi’nin batısındaki türbededir. Halk arasında dolaşan rivayetlerin birçoğu hakikatlere dayanmadan söylene gelmektedir. Tavus Baba’nın kadın olduğu da rivayet edilir. Mevlânâ dervişlerinin Semah ayinine mani olduğu, sebebi de rebabının sesinden dervişler bizar kaldığı söylenir. Fakat bir gün ses gelmez, gider bakarlar ki çukur içerisinde kırık bir rebeb ile yığılı Tavus Kuşu tüyünden başka bir şey yok, hiç dokunmazlar, hemen oracığa gömerek üzerine bugünkü türbeyi inşa ederler. Biz bu efsaneyi nazarı dikkate almayarak eldeki vesaik kayıtlarına göre ve merhum bilgin Mehmet Ferid Uğur’un Konya Dergisi’nde yayınladığı makaleden kısaca parçalar alarak bu zatın kim olduğunu tanıtmaya çalışacağız. İsmail bin Seyid Mehmed Şerif bin İbrahim’in 757-1356 tarihli “Tezkeretü’liberi velasar fi bahsil-umemi velemsar” isimli Arapça risalesinde Selçuklu Sultanı I.Alâaddin Keykubad’ın zamanında 1219-1236 tarihinde ulema ve şüera ve meşayih isimleri söylenirken Tavus Baba’nın ismi de “Şeyh Tavus’u Hindi” diye geçmektedir. Abdülkadir bin Ahmed bin Süleyman El’efsuni’nin 923-1517 tarihli küçük Farsça Selçuk ve Karaman Oğulları tarihinde Sultan II.Rükneddin Süleyman devrinde 1195-1203’de  -ki Mevlânâ doğmadan dört yıl evvel oluyor- Konya’ya yakın ve uzak yerlerden bir hayli bilgin ve şair geldiği, bu arada “Şeyh Zahüreddin Fayrabi” ile “Şeyh Tavus Mehmed”in isimlerinin de bulunduğunu görüyoruz. Ünsi’nin Şeyhname’i Selçukiye’de Konya’daki arfilerden bahis şöyledir:
“Heme arifan, gaziyan saf’beste,
Har ca’ba bezmi’in şir areste,
(Şeyh Osman Rumi hem Tavus âtâ,
Alemşah Gazi serhengi Ebü’lvefa)…” şeklindeki beyitlere tesadüf ediliyor.
Neticede; Tavus Baba’nın adı Mehmed, memleketi Hindistan’mış. O zamanının meşayihinden sayılıyormuş. II.Rükneddin Süleyman’ın oğlu III.Kılınarslan’ın kardeşi Gıyaseddin Keyhüsrev, onun oğlu İzzeddin Keykavus ile Meşhur Alâaddin Keykubad devirlerinde yaşıyormuş ki, bu devir 41 senedir. Tavus Baba’nın doğum ve ölüm tarihleri belli değildir. Türbesi’nin tamiri Abdülvahid Çelebi zamanındadır “1887-1907”. Tavus Baba Mehmed’den gayri dört şahıs daha aynı ismi taşır. Bunları karıştırmamak lazımdır. Onlar, Konya’ya gelmemişlerdir. “Tavus” kelimesinin manası Hiristiyanlar katında Bedülbesel mevt yani ölümden sonra dirilme denilir. Buda şeytana benzetilir ve horoz şeklinde gösterilir. Fransızca Tavus Kuşu’na Pan “Paon” denir.

TEVFİK EFENDİ “Ayasbey Zade” : 1859 senesinde Konya Meram Mesireliği’nde doğdu. Memliha Müdürü Rüşdü Efendi’nin oğludur. Ana tarafından Mevlânâ soyundandır. Memliha Müdürlüğü görevine tayinen Seydişehir’den Konya’ya geldiği zaman Mevlânâ soyundan Fahrünnisa Hanım ile evlenmiş ve bu izdivaçtan Rüşdü isimli bir oğlu olmuş, hukuk tahsilini yapmış olan bu evladından “Namık Ayas” bir torunu dünyaya gelmiş, fakat Rüştü Bey 21 yaşında vefat etmiştir. Kabri Üçler Kabristanı’ndadır. Tevfik Efendi Konya’da İstinaf Mahkemesi üyeliği ve Konya vilâyet Matbaası Müdürlüğü yapmıştır. Tevfik Efendi’nin baba sülalesine Seydişehir’de Ayasoğulları denirmiş. Arkadaşımız Namık’da soyadını buradan almış bulunmaktadır. Konya’ya hizmeti geçen bu değerli şahsiyet 1927 senesinde Meram’da ki halen Namık Ayas’ın oturduğu bağda vefat etmiş, Üçler Kabristanı’na aile makberesine defnedilmiştir. Tüccar’dan Rıfkı Koru’nun dedesi Avukat Erbil Koru’nun da büyük dedesi olmaktadır.

ULAŞ “Hacı” : 1057-1641 senesinde Meram’da Hatıb’lı Zade Mehmed Efendi’nin yaptırdığı caminin mütevelliliğini yapmış olan zat.

YAHYA EFENDİ: 1322-1906 senesinde Konya´nın Meram Semt´inde bulunan Seyfi´ye İlkokulu Öğretmenliği yapmış olan zat.

ZİYA ÇELEBİ: 1304-1888 senesinde Meram´da Cemel Ali Dede Zaviyesi´nin Zaviyedarlığını yapmış olan zat. Sülale´i Mevlevi´yeden Osman Çelebi merhum´un babasıdır.

Older Posts »

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.