Gönderen: meram | Mart 24, 2007

Şeyh Ebu’l-Vefa

Hasan ÖZÖNDER
İstanbul’da “Vefâ” semtini bilmeyenimiz var mı? Semte adını veren Şeyh Vefâ’nın türbesini ziyaret etmişsinizdir. Öyle tahmin ediyorum ki Vefâ’daki ünlü dükkânda kışın boza, yazın şıra içmemiş olanınız yokur.
Toplumun bozulmasından; dostluk, arkadaşlık, sadakat duygularının zayıflayıp, azalmasından yakınanların “Yoksa Vefâ, İstanbul’da sadece bir sem-ti meşhurda mı kaldı?” diye yanıp-yakınan eski yazarları hatırlayanınız vardır.
Bunların hepsi iyi ve güzel de, “Vefa” duygusunun mücessem ve müheykel timsali olan bu büyük zatın, Şeyh Vefâ’nın Konyalı ve hem de Meramlı olduğunu bilen kaç kişi var?
Tarihi kaynaklar Şeyh Vefâ’nın Konya’lı olduklarını yazarlar. Sicill-i Osmâni’de Süreyya Bey, asıl adı “Muslihiddin Mustafa” olan Şeyh Vefâ’nın Konyalı olduğunu kaydettikten sonra şunları da ilave eder: “Debbağlar İmâmı Şeyh Muslihiddin Abdi’l-Lâtif-i Makdisî’den Tarikat-ı Halvetiyye’ye ahzeyledi. Dersaadet’e (İstanbul’a) gelip, meşhur olup, Sultan Ebü’l-Fettah Mehmed Han ve Sultan Bâyezid Hân Hazretleri ile müsahabet ve mülâkat nasip olmadı.
896 Ramazanında fevt olup Sultan Bayazid Han Hazretleri cenâzesinde hazır olarak yüzünü görmüştür. Vefâ meydanına türbesinde defnedildi. Keşf ü kerâmet ile meşhur ve celâl halinde bir zât olup, müsahabâtı lâtif idi.
Yerine müridi Ali Efendi “Şeyh” olup, 910’da fevt olmuştur. Ba’dehû Abdü’l-Lâtîf “Şeyh” olup, 929’da fevt olmuştur.
Bu zaviye şeyhlerinden diğer Abdü’l-Lâtîf, Kandilli’de ateş sıçrayarak 1009’da muhteriken fevt olmuş ve yerine geçen mahdumu 1042’de vefat etmiştir.
İbn-i Vefâ’nın ikinci halifesi Ahmed Efendi, irtihalinde yanına defnolunmuştur.”
Şeyh Vefâ, birçok olaylara konu olan hemşehrilerini Konyalı Nişancı Mehmed Paşa’nın cenaze namazını kıldırmıştır. Onun mezar taşında görülen Arapça manzum vefat tarihi de, Şeyh Vefâ’ya aittir. Şeyh Vefâ’nın adı bugün Meram’daki bir cami ile Konya’da da yaşamaktadır. Yanında bir zamanlar bir de “Hanikâh”ın bulunduğu bu cami, Meram’da, Dere yoluna çıkılan köşenin karşısındadır. Bu gün de ibadete açık olan bu cami, son derece huzurlu ve sükunetli bir havaya sahiptir. Sade ve mütevazi bir mabeddir. Birçok tamir, tevzi ve tecdid ameliyeleri görerek günümüze kadar gelmiştir. Semt, onun adını taşımaktadır.
Vakıf kayıtlarında, bu yapının vakfiye suretlerine ve mescidde bulunan Kur’an-ı Kerim’ler ile 61 kitabın listesine yer verilmiştir.
Fatih Sultan Mehmed’in ve oğlu II. Beyazid’in dönemlerinde tutulmuş resmi kayıtlarda da onun vakıfları hakkında geniş bilgi bulunmaktadır. Bu kayıtlara göre mescid ve hanigaha gelir sağlayan vakıflardan bazıları şunlardır:
“Said-eli’nde (Kadınhanı’nda), kâfir Değirmeni’nin muayyen hissesi; Ilgın’a bağlı Yaka Salur Çiftliği, Tekke’nin dervişleri için bir sürü koyun, Turat Değirmeni; Konya’da Hoca Ferruh’da, Kâfir Ermenes’de, Kavak’da, Şehir Çiftliği’nde tarlalar. Meram’da Şeyh’in kendisinin, hemşiresinin ve kardeşi Ahmed’in, Şemseddin Halife’nin, değirmenci’nin, Halil’in, Şiri’nin, Kaliçeci-zâde’nin bağları ile, Şeyh’in bağına bitişik dükkanlar. Ayrıca Meram’da 20 dönümlük bağ ve bahçeleri, Fatih’in hükmü ile; Mescid’e vakfedilen bütün bağlara ve bahçelere mevsiminde su verilecek ve vakfın işlerinde hizmet alanlarına hepsi, her türlü vergiden muaf olacaklardır.”
Cihan Hatun adında bir hanım, Şeyh Vefâ Camii’ne, Kur’an-ı Kerim okutmak üzere ayrıca vakıf yapmıştır.
Ümmî Hatun ise, Çarıklar Köyü’nü, kendi evladına ve Kur’an-ı Kerim okutmak üzere bazı vakıflar kurmuştur. Evlâdı kalmazsa, bu köyün gelişinin, Şeyh Vefâ Camii’ne sarfedilmesini de şart koymuştur.
Şeyh Vefa’nın kızının ünlü Mevlevi şeyhlerinden Ahmet Abid Çelebi’yle evlendiğini biliyoruz.
Bazı kayıtlarda Meram’daki Mescid’in yakınındaki mezarlıkta Şeyh Vefâ’nın babasının ve oğlunun medfun olduğuna dair işaretler bulunmaktadır. Kendisinin kabri İstanbul’dadır. Fetih’ten sonra İstanbul’a giderek yerleşmiştir.
Halkın ihya ve irşâdiyle meşgul olmuştur.
Tasavvuf tarihimizde Şeyh Vefâ ne kadar meşhursa; Şeyh’in vefa duyguları İstanbul’un arada beşyüz yıl geçtiği halde koskoca bir semtinin halâ aynı şekilde kendi adıyla anılmasını sağlayacak kadar himmet ve tasarrufu geniş ise; “Vefa” duygusunun müşahhas ve mücessem timsali olan böylesine ma’rûf, meşhur ve ma’lûm bir insan yetiştirdiği için Meram’da, en az o kadar onur ve gurur duymaktadır.

Reklamlar

Responses

  1. mahale komşumuzdu allah rahmet eylesin

    • iğneci bedriye, evi ebul vefa camisinin yukarısında idi


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: