Gönderen: meram | Temmuz 18, 2009

Kültür Vadisi Meram

Bir Kış Günü Meram

Bir Kış Günü Meram

Yrd. Doç. Dr. Hasan Özönder’den bir Meram yazısı….

Çoğumuz Meram’ı sadece bir mesirelik olarak biliriz. Hâlbuki o, bu vasfının yanı sıra, hattâ bir bakıma ondan çok daha önemli yönüyle, kapalı kalmış bir kültür vâdisidir. Bu bakımdan, Meram’da yaşamak kolay değildir; Buranın fazilet ve meziyetlerinden hakkıyla istifade edebilmek için, irfan, idrak ve iz’an lâzımdır. Ancak o zaman Meram’ın fizikî güzelliklerinin yanı sıra metafizikî zerafetinin de sırrına erilebilir. Böylece insan, tam bir  “Meram tutkunu, meftunu” olur.
Meram’ın bu efsunkâr sırrına erebilmek için,  göz ve gönül sahibi olmak gerekir.
Hattâ bütün algı ve duyum organlarınızın açık ve faaliyet halinde bulunması lâzımdır.  Meram’ın güzelliklerini göz görecek, kulak duyacak, burun koklayacak,  ayak yürüyecek, el tutacak, beyin düşünecek.  Meram’ı anlamak, tanımak için beş duyu organları lâzımdır ama yeterli değildir; Bunun için hassas bir gönül de elzemdir. Hepsi birleşince Meram en iyi şekilde idrak edilir… Bunlardan birinin noksan oluşu bile,  tarifinden kelimelerin âciz kaldığı Meram’ın güzelliklerinin yeterince ve hakkıyla anlaşıl(a)mamasına sebep olacak kadar nâzik  ve nâzenin  bir konudur. Siz, şu yazın ilk günlerinde  buyurun Dutlu’ya . Onun gönüllere inşirah veren havasına ve duygu yüklü fısıltısına can u gönülden bir kulak verin, bakınız size neler dillendirecek; Büyük Selçuklu veziri Sahip Ata Fahrettin Ali zamanında sayısız “Dut Ağaçları” ile kaplı olduğunu söyleyecek,  bunların dal ve yapraklarının belli zamanlarda budanarak şehirdeki ipekçilerin, ipekböceklerine yem olarak götürüldüğünü anlatacaktır. Bir zamanlar kendisini kaplayan gür dut ağaçlarının oluşturduğu ormanlardan dolayı, “Dutlu”, “Dutluk”  olarak adlandırıldığını da fısıltısına ekleyecektir. O zaman daha iyi idrak edeceğiz ki, Dutlu’nun, Konya’daki Gazezler ( İpekciler) semtinde bulunan tekkede toplanan ipek üreticilerinin,  dokuyucularının ve tüccarlarının kalbi durumunda olduğunu düşünmeye imkân bulacağız. Böylece, bu güne kadar üzerinde yeterince durulmamış Konya ipekçilik tarihine doğru bir tünel açmış olacağız… Bu ipucunu yakaladıktan sonra, bilhassa Meram ve yakın çevresindeki konakların duvarlarını süsleyen  “Koza Levhaları”nın ne kadar tarih, kültür ve sanat yüklü olduğunu daha iyi anlayacağız.

Meram’ın irfan ve incelikle yoğrulmuş fazilet ve meziyeti biter mi? Elbette bitmez; bu kültür vadisinin “Gedavet”ini teneffüs edenler bilirler ki, Meram ev ve konaklarının misafir odasında veya avlusundaki hariciyede yatıya kalan misafirin gece ibadetini kolaylaştırmak için, kıble duvarındaki askıya asılan peşgirdeki incelik, zerafet ve letafet,   başlı başına bir kültür kibarlığıdır. Meram’da peşgirler, konuşur. Rehberlik yapar. Nasıl mı? Arzedeyim; Bu askıdaki peşgirin  bir  ucuna evin hanımı tarafından:

“Ey misafir kıl namazı
Kıble bu câniptedir”
diğer ucuna da:
“İşte leğen, işte ıbrık
İşte peşgir iptedir .”
ibareleri işlenilmiştir. Böylece irfan ve iz’an sahibi, ince düşünceli ev sahibesi Meramlı hanım misafirine, abdest ve namaz için lâzım olanları ve kıble yönünü gayet zarif bir tarzda tarif etmektedir. Bu yazıların yer aldığı peşgirlerden örnekler, bu gün, Konya Etnografya Müzesi’nde bulunmaktadır.

Meram’ın derin ve zengin kültür birikimi, anlatılmakla bitmez. Hem fazla söze ne hâcet; bu, Mevlâna’nın sık sık gidip, kaldığı, mevlevîlerin asırlar boyunca sema ve sohbet meclisleri düzenledikleri muhitin toprak, su ve havasına karışan fazilet ve meziyetlerindendir… Serapa edep, baştan ayağa idrak, mine’l-bâb ile’l-  mihrap nezaket, zerafet, letafet…

İşte Meram bu, Meramlı böyle… Onun içindir ki, “Türbeönünde evi, Meram’da bağı olmak” arzusu, her Konyalının gönlünü süsleyen son derece anlamlı bir ideal olagelmiştir.

Bunun için diyorum ki  “Meram”, sadece bir mesirelik değil, her şeyden önce bir kültür vadisidir, odağıdır, otağıdır, obasıdır, menşeidir, meşheridir. Ama kapalı kalmış,  bu yönü yeterince tanıtılmamış…

Her zaman ifade ettiğim gibi, Meram’da yaşamaktan ziyade, Meram’ı yaşamalıyız.  Çünkü Meramlı olmak bir fazilet, Meram’ı yaşamak apayrı bir meziyettir. Meram’ı bu idrakle yaşayanlara ve özellikleri yaşatmaya özen gösterenlere ne mutlu.

http://www.memleket.com.tr (02.07.2009)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: