Gönderen: meram | Ağustos 24, 2015

Kısaca Konya

IMG_2160   Dr. Yaşar Karakaya’nın Osmanlı Dönemi Konya’sında Medrese Kurucusu ve Patronu Olarak Sufiler ve Âlimler (18.-19. Yüzyıllar) adlı makalesinin özeti.

Osmanlı Devleti’nin Anadolu’daki önemli vilâyetlerinden birisi, hiç kukusuz, daha önce Bizans İmparatorluğu döneminde Hristiyanlar açısından da mühim bir şehir olan Konya’dır. Selçuklu hâkimiyetinde yıldızı parlayan ve 12. yüzyılın sonlarına doğru İslam dünyasının en önemli siyaset, bilim ve kültür merkezi olarak yükselen şehir, Selçukluların dağılmasından sonra önemini yavaş yavaş yitirmiş ve Osmanlılar döneminde de uzunca bir süre çevre şehir (periferi) olarak kalmıtır. Osmanlı hâkimiyetindeki Konya’da, bazı istisnalar dışında 18. yüzyıla kadar yeni eitim müesseselerinin kurulmamış olması, bu itibar kaybının en çarpıcı göstergesidir. Fakat 18. yüzyıldan itibaren Konya hem siyasî, hem dinî-tasavvufî bakımdan yeniden yükselişe geçmiştir. 1680’lerden itibaren,özellikle eğitim alanında, hızlı bir gelişme kaydedilmiştir. Bunu, sayıları 19. yüzyılda hızla yükselen, çok sayıdaki yeni medrese, mekteb, tekke v.s.’nin kuruluşundan anlıyoruz. Osmanlı döneminde Konya’da kurulduğu tespit edilen toplam 49 medresenin 45`inin kuruluşu, bu dönemde gerçeklemiştir. 19. yüzyılın sonlarına doğru, Osmanlı Devleti’nde, eğitim-öğretim faaliyetlerine açık en fazla medresenin Konya vilâyetinde bulunduğu, vilâyet sâlnâmelerinin verilerinden anlaşılmaktadır. Medrese kurma çalışmalarında görülen bu patlamanın yanı sıra Konya’da aynı dönemde çok sayıda mekteb, tekke, zâviye ve camî’nin ortaya çıktıı dikkati çekmektedir. Bütün bunlara ilaven, 18. yüzyılın balarından itibaren vilâyetin değişik yerlerinde kütüphânelerin açıldıını, buralara, dönemin geçerli kitaplarının ve İslam bilimlerinin standart eserlerinin vakfedildiini görmekteyiz. Bütün bu çalımaların, Konya’yı, yeniden büyük bir eğitim ve kültür merkezi haline getirdiği açıktır.

Older Posts »

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.