Gönderen: meram | Temmuz 12, 2016

Meram’a Dair Tarihten Notlarım

Şöyle tarihin içinde genişçe bir gezintiye çıktım ve geçmişten günümüze kısa notlar derledim.

Umarım benim gibi Meram sevdalılarına  faydası olur. (Muammer Ulutürk)

 mer

-Meram’ın tarihi Konya kent merkeziyle aynı döneme rastlar. Prehistorik dönemlerden başlayarak Hitit, Frig, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlı hakimiyeti altında zamanlar yaşar.

-Meram Karahöyük mahallesinde aynı adı taşıyan bir Asur ticaret kolonisi mevcuttur. Hitit kralı II. Muvattali (M.Ö. 12 yy), Mısırlılarla sorunlar başgösterince başkent Hattuşa’yı Meram sınırları içinde olması kuvvetle muhtemel Tarhuntaşşa’ya taşıdı. Bu kralın oğlu olan Kurunta hiyeroglif yazıtı Hatıp mahallesinde bulunuyor.

-Çatalhöyük gibi çok sayıda höyüğe yakın olması sebebiyle Meram’ın tarihin en eski yerleşim yerlerinden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir.

– Meram’ın ilk ve en ciddi nüfus artışı Helen ve roma dönemlerine rastlar.

-Meram en eski tarih yazarlarından İslam alimlerinin eserlerine kadar kendine yer bulur. Meram’a dair bilgiler Selçuklularla birlikte yoğunlaşsa da erken İslam dönemlerine ait haberlerin içinde mutlaka yer alır. Mesela İbn Battuta Meram’ın sayısız nehirleri ve çayları, eşsiz bağ ve bahçelerinden söz eder. Seyyahlar Konya’ya ne zaman gelseler Meram’a mutlaka uğrar ve hakkında yazarlar.

-Abbasiler doğrudan Bizans’ı hedef alan yazlık seferler yaptıkları için Konya civarında da olurlar. Harun Reşid 806 yılında bizzat komuta ettiği büyük bir orduyla Bizans topraklarına girer, Niğde ve Ereğli ile birlikte Konya’yı hakimiyeti altına alır.

-Meram’a gelen ilk Müslümanlar Malik b. Abdullah ve onun komuta ettiği orduyla gelen askerlerler olmalıdır.

-Meram, III. Haçlı seferine katılanlara mecburi olarak ev sahipliği yapmak zorunda kalır (1189). Friedrich Barbarossa bu tarihte Konya’ya ulaşır. Haçlılar bu dönemde Meram’ı karargah merkezi yaparlar. Hatta Meram’da yerini bilmediğimiz surlarla çevrili iki sarayı tahrip ederler. Meram çarşısı adıyla bilinen daimi bir çarşıdan ihtiyaçlarını karşılarlar.  Bugün Meram çarşısının da nerede olduğu belli değildir.

-Kutalmış oğlu Süleyman Şah’ın Konya’yı fethinden sonra Meram, sayfiye yeri olarak gelişir.

-Türkiye Selçukluları zamanında Konya başkent olunca kent merkezi Meram istikametinde gelişir. Cami, türbe, zaviye, medrese türünden yapıların burada yoğunlaşmış olması bunun delillerindendir.

-Ahmed Eflaki’ye göre Mevleviler şehrin sıkıcı havasından kurtulmak için Meram’a konaklar yaptırırlar, yazları bağların serin havasını teneffüs ederler. Mevlana’nın ilk halifesi ve dünürü Selahaddin Zerkub ve Hüsameddin Çelebi bağları bunlardandır. Hüsameddin Çelebi, Mesnevi’nin büyük bir kısmını şimdiki Meram ile Vadi-i Meram (Dere) arasında kalan Hümam bağlarında yazar. Bu bağ muhtemelen Midilli değirmeninin ön kısmında yer alır.

– Cuma namazları o dönemlerde büyük mescitlerde kılınmakta olduğundan Mevlana’nın Cuma namazlarını kıldığı Meram mescidi sebebiyle Meram’da sürekli bir yerleşimin varlığından söz edilebilir. Bu mescidin yeri belli değildir.

-Meram ve çevresinde Mevleviler zamanında Turud, Dere, Dede, Yaka, Şeyh Vefa, Havzan, Kürden, Selver, Durunday, Hoca Fakih, Dutlu ve Cemel Ali Dede adını taşıyan bağları mevcuttur. Hali hazırda Meram’da yapılaşmalar yüzünden bağ bulunmamaktadır.

-Fahreddin Ali, Meram tarihinde servetini Meram için harcamış önemli bir şahsiyettir.  Meram’a açılan Larende kapısından Havzan’a kadar bu bölgeyi bayındır hale getiren de odur.

-I. Alaeddin Keykubad zamanında Mukbil ve Beypınarı menbalarından çıkan sular, Konya dış kalesinin Havzan adlı muhitinden şehir çeşmelerine taksim edilmiştir. Eflaki, Mukbil’den söz etmiştir. Evliya Çelebi 1648’de Konya’ya gelir. Seyahatnamesinde Konya’ya ağırlık vererek şehirdeki 366 çeşmenin kaynaklarının Meram’dan şehre ulaştığını yazar. Katip Çelebi de benzer ifadeler kullanır.

-Meram’da Turud semtinin oluşmasını sağlayan, Mevlana’nın lalası Horasanlı Cemel Ali Dede’dir (v.1274). Dede Bağı ona aitti.

-Tavusbaba zaviyesi 13. Yüzyıl civarında kurulmuş olup, Meram’da yerleşik hayatın gelişmesine katkıda bulunmuş yapılardan biridir.

-İbnu’l- Arabi, yakın dostu Mecduddin İshak vefat edince, vasiyeti üzerine dul kalan eşiyle evlenir. Mecduddin İshak’ın oğlu olan Sadreddin Konevi o sıralarda 19 yaşlarındadır. İbnu’l-Arabi muhtemelen o dönemde Konya’ya ve Meram’a gelir.

-Karamanoğulları zamanında Hasbeyoğlu Mehmed Meram’a çok sayıda eser yaptırır. Değirmen, hamam, cami, darulhuffazdan oluşan Meram külliyesi budur (yapımı 1421).

-Şemseddin Sami, Kamusu’l-Alam’ında Meram’dan söz eder.

-Tanpınar, Meram bağlarının tadını alabilmek için ona yerli hayatın içinden gitmek lazımdır der. Meram bağ evlerini, Meram yollarında yakılan türküleri anlatır.

-Meram 1922 yılında nahiye olur. İlçe merkezinin gelişmesinde önemli rol oynar. Ondan önce 1896’da inşa edilen demiryolu istasyonu ve 1927 yılında hizmete giren Vadi-i Meram hidroelektrik santrali Meram’ı hareketlendiren iki önemli gelişmedir.

-1987 yılında ilçe yapılan Meram’a bağlı 6 belde ve 22 köy vardır. İlçe merkezi nüfusun önemli kısmını barındırır. 2012 yılı verilerine göre 31 ilden fazla nüfusa sahip Meram’da 326 bin kişi yaşamaktadır.

Older Posts »

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: